DUYDUN MU?

Nemlendirici Ürünlerde İndirim Var!

Hayatımızın gerçek süper kahramanları babalarımıza…

Hayatımızın gerçek süper kahramanları babalarımıza…

Bu haftaki yazımızda; hayatını evlatlarına adayan bir babanın ve babalarının anısına hayatlarını adayan evlatların hikayesini paylaşacağız.

Tam 6 sene önce bir babalar günüydü kurucularımızın babası Doğan Amca’ yı kaybettiğimiz gün. Vefatından birkaç ay önce Malign Melanom teşhisi kondu ve ileri evre olduğu için yapılacak çok fazla bir şey yoktu. Bir cilt kanseri türü olan bu sinsi hastalığın en önemli sebebi ise korumasız uzun süre UVA ve UVB ışınlarına maruz kalma.

İşte Nuray ve Kerim kardeşlerin ağzından Syorell Güneş Koruyucularının doğuş hikayesi…

Bir güneş koruyucu üretme kararını nasıl ve ne zaman aldınız?

Babamızı kaybettikten ve bunun en büyük sebeplerinden birinin güneşe duyduğu kontrolsüz sevgi olabileceğini öğrendikten sonra. Çocukluk zamanlarından beri deniz ve güneş aşığı biri olmuş hep. Özellikle çocukluk döneminde meydana gelen güneş yanıkları ise bu sinsi hastalığın en önemli nedenlerinden. Güneşe ‘’merhaba’’ denen ilk andan itibaren tüm yaşam boyu iyi bir güneş koruyucu kullanımı riski azaltan en önemli faktör ve bu hastalığın başkalarının canını yakmasını engellemek için ‘’şimdiye kadar üretilen en iyi ve en masum güneş koruyucuyu’’ üretme kararının kaynağı bu.

Peki, güneş koruyucu gibi yüksek bilgi ve Ar-Ge isteyen bir fikri hayata geçirecek ekibi nasıl kurdunuz?

Bitkilerin sihirli dünyası annemizden gelen bir öğreti ve çocukluğumuzdan beri hep ilgimizi çekti. Bu sebeple faaliyette bulunduğumuz sektörlerde tarım, kimya ve biyoteknoloji sektörleri oldu. Kimya, farmakoloji, biyoteknoloji alanında deneyimli değerli akademisyenlerle, yöneticilerle, girişimcilerle hep iç içe olduk. Yağlar, ekstreler ve aktiflerle organik sertifikalı krem üretimi için GMP standartlarında bir tesisimiz de hali hazırda mevcuttu. Dolayısı ile ekibimiz hemen hemen hazırdı ama iyi bir güneş koruyucu çok iyi bir filtre içermeli. Koruyucu filtrelerle ilgili gelişmeleri daha yakından takip etmeye ve ‘’işte bu’’ diyeceğimiz bir inovatif ürün arayışına başladık.

Syorell güneş koruyucularında kullanılan mineral filtre MicNo’yu üreten ekip ile nasıl ve ne zaman tanıştınız?

2017 Ekim ayında Antalya’da bir kongrede. Entekno San. Tic. A.Ş. kurucusu Prof. Dr. Ender Suvacı’nın MicNo tanecik teknolojisi ile ilgili konuşmasından çok etkilendik. Sonrasında şirket ortaklarından Oktay Bey ile de tanışıp projemizi kendilerine anlattık. MicNo’ nun aynı zamanda AB inovasyon ödüllü bir buluş olduğunu da öğrenince hem yerli hem inovatif bir güneş koruyucu filtre arayışımızda mutlu sona ulaştık.

Syorell Güneş Koruyucularının Ar-Ge’si ne kadar sürdü?

Bu oldukça zor ama bir o kadar da manevi açıdan yoğun bir süreç oldu. Çünkü babamızın anısını yaşatmak için şimdiye kadar üretilen en etkili doğal güneş koruyucu kremi üretmek tek arzumuzdu. Türkiye’ de MicNo’ yu ilk biz kullanacaktık. Entekno ile çok yoğun fikir alışverişinde bulunuyorduk. Bize fayda sağlayacak harika formül alt yapıları vardı. Ama biz organik standartlara uygun, tamamen doğal ve biyo bozunur koruyucu krem yapmak istediğimiz için sadece bize özel bir kurgu oluşturmaya karar verdik. Bu sebeple iki sene, gece gündüz çalışıp sayısız denemeler, testler yaptık. Nihai formüle karar verip, ilk üretilen tüpü elimize aldığımızda anlatılmaz bir gurur yaşıyorduk.
Babamıza anısı hep kalacak bir babalar günü hediyesi verebilmeyi başarmıştık!

Bundan sonraki hedefleriniz nedir?

Yıllar süren Ar-Ge çalışmalarımız sonucunda elimizde yadsınamaz bir veri tabanı oluştu. Bu sebeple ürün çeşitliliğimizi artırmak ve farklı ihtiyaçlara da cevap verebilmek için iki yeni koruyucu daha ürettik. 2021 yılı haziran ayı itibarı ile Sanitrum Biyoteknoloji A.Ş. olarak artık tamamen güneş koruyucu ürünler ve güneşten zarar görmüş cildi onarmak için Ar-Ge faaliyetlerine ağırlık vereceğiz. Yılın son çeyreğinde iki ya da üç koruyucumuz daha satışa hazır hale gelecek. Ayrıca, Bursa Teknik Üniversitesi ile de yepyeni bir proje hazırlığı içindeyiz. Çok yakında bunu da duyuracağız.

Güneşle yaşanacak sağlıklı ve dengeli bir ilişki için önerileriniz nelerdir?

Şu an orta yaş grubunda olan birçok birey gençlik yıllarında muhtemelen birden fazla ağrılı güneş yanığı olmuştur. Bronz bir tene sahip olmak için güneş altında uzanarak geçirilen o kaygısız gençlik yıllarının faturası, yirmi yıl sonra orta dereceli kırışıklıklar, sarkmış bir cilt, çiller, düzensiz pigmentasyon ve koyu lekeler olarak ortaya çıkabilir. Ama hiçbir şey için geç değil ve atılacak ilk adım daha fazla UV hasarını önlemek ve bunun için dört mevsim UV ışınlarına karşı geniş spektrumlu koruma sağlayan bir güneş koruyucu kullanmak. Unutulmaması gereken önemli nokta şu; güneş hasarını önlemek, hasarı gidermekten çok daha kolay. Çünkü, güneş hasarı cilt kanserine yol açabilir.

Son olarak Babalar Günü ile ilgili mesajınızı da alabilir miyiz?

‘’Baba Adam’’ diye bir tabir vardır. Mertlik, namuslu olma, dürüstlük, vefakarlık gibi birçok erdemi barındıran bir kelimedir ‘’Baba’’. Babalar, her çocuğun hayatında başkaları tarafından doldurulamayacak bir rol oynar. Bu rolün bir çocuk üzerinde büyük bir etkisi olabilir ve bu da onu dönüşeceği kişi haline getirmeye yardımcı olacaktır. Babamızı 80 yaşında kaybettik. Onu tanıma, öğretilerini anlama ve sindirme fırsatımız oldu. Bize hala bir şekilde dokunuyor ve kendimizi geliştirmemizi sağlıyor. Bundan sonraki yaşam amacımızı da bir şekilde vefatı ile o tayin etti.

Her yıl daha fazla insana cilt kanseri teşhisi konuyor. Bu arada cilt kanseri sadece yaşlılar değil, genç yetişkinler arasında da en yaygın görülen kanser türlerinden. Neyse ki, cilt kanseri farkındalıkla en önlenebilir kanser türlerinden biridir. Bu sebeple biz Syorell markası ile ‘’en temiz, en iyi ve en sağlıklı’’ güneş koruyucular üretmeye ve kendimizi geliştirmeye, babamızın hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz.

Hayatlarını ailesine adayan ve ailesi için pelerinsiz birer süper kahraman olan tüm babaların ‘’Babalar Gününü’’ kutlarız!

Bu Yazıyı Paylaş

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin

Son Yazılar

Nasıl Vegan Oldum?

Vegan hayata yol alırken son anda vagondan inenlerden misiniz? Bu yazı fikrinizi değiştirebilir. 50 yaşındayım ve yaklaşık iki yıldır veganım.